31 Mayıs 2007

oyunlar gerçekçileştikçe

yeni bir oyun konsolu var wii diye. ben oynamadım daha ama oynayan arkadaşlar gözleri parlayarak anlatıyor. insanların oyuna kendilerini kaptırıp orasını burasını morarttıklarını bilmiyordum ama. haberin orjinali.

30 Mayıs 2007

yanan yağı söndürmek için su atmayın


yeni öğreniyorum bu önemli bilgiyi. yanan bir yağ su atarak söndürülemediği gibi yangın patlamayla körükleniyormuş. bizim bir arkadaşın başına gelmiş. ıslak bir bez ile tencerenin üstünü kapamak yeterliymiş. olayı youtube bağlantısından görebilirsiniz. orada nasıl müdahale etmemiz gerektiği de gösteriliyor.


açıktan kazıklanıyoruz

sizce ülkemizdeki internet kullanım ücretinin dünya ülkeleri ile karşılaştırması nasıldır. bakın aşağıda: (orjinal haber)

bu kazığı özelleştirilmiş tekel türk telekomdan yiyoruz. ya yeri gelmişken ben tekel olan bir yapının özelleştirilmesini anlayamıyorum. tamam hadi özelleştireceksin parçala aynı alanda bir kaç organizasyon haline getir öyle özelleştir. serbest piyasa dediğin rekabet varsa işe yarayabilir yoksa böyle kazık yemekten başka birşey olmaz. ayrıyeten bu türk telekomu 6.5 milyara almışlar. üç taksitle geri ödüyorlarmış. adamlar bir senelik kar olarak 4 milyar dolar açıklamışlar. yani bu işin kazığı büyük. bütün sorumlulukta akp'nin. sinirim bozuluyor düşündükçe.

28 Mayıs 2007

wolf's rain

wolf's rain çok hoş bir japan animasyon dizisi. toplam 30 bölüm. eve projector ve sinema sistemi kurunca haftasonu 23. bölüme kadar izledim. dizi ekosistemin ölmüş olduğu, insanların fakirlik içinde yaşadığı bir dönemden geçiyor. bu hale dünya aşkın bir teknolojik seviyeye ulaştıktan sonra bir anda sürükleniyor. iki yüzyıl önce çöküş olmuş. kurtlarda bu dönemde yok olmuşlar. bazı kurtlar insan formunda görünebildikleri için yaşayabiliyorlar. bu kurtların amacı cennete ulaşmak. cennetin anahtarı da insan formunda yaratılmış bir çiçek. zamanın imparatorlarıda bu çiçeğin peşinde. sürükleyici, heyecanlı, bol karakterli bir yapım. lider ruhlular, muhabbet severler, kişiliğini arayanlar, intikamla ayakta durabilenler, aşkı için ölüm saçabilenler, otoriteye boyun eğenler...

animenin müziğinin sözleri aşağıda:
Stray!

In the cold breeze,
that I walk along
The memories...the generation burned within me
There forever...
Since I cried the pain and sorrow,
I live and die, proud of my people gaining.

I am here standing on the edge
and starying up at where the moon should be...

Stray!

No regret, cause I've got nothing to lose,
Ever stray!
So, I'm gonna live my life as I choose
Until I fall...

stray

in the while freeze
never spoke of tears
or opened up to anyone including myself
I would like to
find a way to open to you
been a while, don't know if I remember how to

I'm here waiting on the edge
would I be alright showing myself to you
it's always been so hard to do

stray
no regret cause I've got nothing to lose
ever stray
so I'm gonna live my life as I choose
until I fall
stray

is there a place waiting for me?
somewhere that I belong
or will I always live this way?

always stray
no regret cause I've got nothing to lose
ever stray
so I'm gonna live my life as I choose
cause all things fall
stray

21 Mayıs 2007

ıraklı bir sanatçıya saldırın

yaratıcı bir fikir olmuş. internetten odasını görüp, silah hazır olunca ateş edebiliyorsunuz. böylelikle ıraklıların neler yaşadığını yansıtmaya çalışmış. ben ateş ettim. haberin bağlantısı. sitenin bağlantısı.

20 Mayıs 2007

asya doğdu, uğur ziyaret etti

8 mayısta asya dünyaya geldi. bir çocuk doğar doğmaz bu kadar güzel olabilir mi?

tabi bu olayın başrol oyuncuları sevinçlerini yorgunlukla karışık yaşadılar.

bu kalabalık asya için oradaydı. asya ağlarken, heyecanla onu izliyorlardı. duygulanıyorlardı falan. tabi bu tuttuğunuz takımın şampiyon olmasına sevinmek gibi. yani hiç bir katkınız olmadığı halde arkadaşlarınızın mutluluğu sizin mutluluğunuza dönüşüyor.

uğur boş durur mu. ilk çapkınlığını yapmaya babası getirmiş. keyfi yerindeydi delikanlının.


babası onu yere düşürürken amcası havada yakaladı. tabi bu yakalamanın ödülü olarak kucağında sevmiş canım canım diye

akp neden iktidar oldu

insanlar akp'nin nasil iktidar oldugunu sorgulayip duruyorlar. bence genel olarak tarikatların ve baglantili partilerin en guclu basarisi orgutlenme. bugun mesela diyelim fettullah hocanin muritlerinin toplam nufusa oranı binde bir olsun. buna ragmen oy potansiyeli yuzde ona yaklasabilir. cunku adam adama propaganda araci var. radikalin partiler icin yaptigi bu deneyde bu orgutlenme farkini ortaya seriyor. bana kalirsa chp solun onunden cekilse orgutlenme yetenegi en guclu hareketler solun basini ceker. neyse lafi uzatmayayim. bu yaziyi tavsiye ederim. cok guzel bir gazatecilik ornegi olmus.

17 Mayıs 2007

küçük ömer

ya küçük ömer sen beni güldürdün, sende ömrünce gülesin. youtube bağlantısı. çok eğlenceli.

küçük lider bir kız çocuğu

valinin peşini bırakmayan kız çocuğu. öyle şaşırtıcı güzel bir haber ki, ben burada özetlemeyeyim siz okuyun. yazının ilk kısmı da yılların "biz sosyalist devletiz, bundan kurtulmamız lazım" yalanını yüzümüze vuruyor. anayasada sosyal devlet olmamız vurgulanmış ama biz kapitalizmin lideri abd kadar sosyal olamamışız.

16 Mayıs 2007

sumru yavrucuk - yalnız kadın


dün ankamall'deki sanatolia sahnesinde izledik. doğum günü hediyesi olarak gülsen tiyatroya götürdü bizi. hayatımda aldığım ilk tiyatro bileti hediyesi idi. sağol gülsenim.
oyun nasıl mıydı? tek kelimeyle gitmeyin, fazla söze gerek yok.

4 Mayıs 2007

katedral ve pazar

"katedral ve pazar" (the cathedral and the bazaar) özgür yazılımın (open source) temel manifestolarından biri. yazar linux'ın geliştirilmesinden bazı dersler çıkarmış. bu derslerin 97 yılında yayınlanmasıyla beraber, özgür yazılımın temel manifestosu olarak benimsenmiş. aşağıda bu derslerden 14 tanesini sıralıyorum:




1. "bütün iyi yazılımlar bir geliştiricinin içinden gelen istekle başlamıştır."
eğer iyi yazılım yapmak istiyorsanız, önemsediğiniz problemler üzerinde çalışın.

2. "iyi programcılar nasıl yazacağını bilirler. mükemmel yazılımcılar başka bir kodu nasıl tekrar kullanacaklarını ya da nasıl değiştireceklerini bilirler."
buna yapıcı tembellikte diyebiliriz. önce başkalarının işimize yarayacak neler yazmış olduğuna bakmak.

3. "yaptığınız işi bir kenara atıp, tekrar başlamayı planlayın. eninde sonunda böyle olacak zaten."

4. "doğru bir yaklaşımınız var ise ilgi çekici problemler sizi bulacaktır."

5. "bir yazılıma ilginiz kaçtığında, son göreviniz onu istekli kişilere devretmektir."

6. "yazılımın kullanıcılarına onlar yardımcı geliştiricilermiş gibi davranın. bu sayede hızlı kod üretilecek ve iyi test edilecektir."

7. "çabuk ve sık sürümler yapın. kullanıcıları iyi dinleyin."

8. "yeterli sayıda yardımcı geliştirici ve beta-sürüm kullanıcısı olsun."
normalde etkileşimde olan insan sayısı büyüdüğünde, yazılımın geliştirme ve tasarımında iletişim problemleri yaşanır. bu da verimsizliğe yol açar. ama yazımlımdaki hataları yakalamak için bu kural geçerli değil. çünkü yüksek düzey bir iletişime gerek yok.

9. "şık veri yapıları, iyi yazılımış kodtan daha önceliklidir."

10. "eğer beta-sürüm kullanıcılarına en değerli dayanağınız gibi davranırsanız öyle olurlar."

11. "iyi fikirler elde etmenin önemli bir yolu kullanıcıları dinlemektir."

12. "genellikle yenilikçi çözümler konuyu alıgılamamızdaki bir hatayı farketmemizle meydana gelir."

13. "tasarımdaki mükemmellik artık ekleyecek bir şey kalmadığında değil, çıkaracak birşey bulamadığınızda olur."

14. "her hangi bir yazılım beklendiği şekilde kullanıldığında faydalıdır. fakat mükemmel bir yazılım kendini beklenmedik kullanım biçimlerinde ortaya çıkarır."

1 Mayıs 2007

polis ve düşman algılaması

emekli bir askerin çok güzel bir tespiti vardı. "biz darbeden sonra polisleri askeri eğitimle yetiştirdik. halbuki asker bir düşmana karşı vatanı korumakla yükümlüdür, polis ise halka hizmet ile yükümlü." aşağıdaki resme bakınca bu tespitin doğruluğuna nasıl hak veriyorum. bu resim öyle geçmişe ait değil tam bugüne ait. sizce eylemciyi tüfeği ile döven bir polis halka hizmet için mi çalışıyor yoksa bir düşmana karşı savaşta mı? umarım polislerin düşmana karşı eğitilmediği, halka hizmet için eğitildiği ve siyasi bir taraf gibi davranmadığı günleri görebiliriz.


şöyle diyenler olabilir: "ama oradaki halkta polise düşman gibi davranıyor, tabiki poliste ona düşman olacak." eğer biraz basit düşünecek olursak şunu görürüz. eğer polis halka düşman olursa halk polise düşmanlaşır. ama eğer halk polise düşmanca davranırsa, polisin halka düşman olma hakkı yoktur.

sanırım bu olay iktidar partisi akp'nin demokrasiye ne kadar özde bağlı olduğunun bir göstergesidir.