Bu gadget'ta bir hata oluştu

28 Şubat 2008

müzik ve insan güdüsü

çağdaş drama derneği'nin salı söyleşilerinde bu hafta müzik dinletisi eşliğinde sanat ve insan güdüsü konusu işlendi. sanat'ın biyolojik kokeni ile ilgili bir sunu yapan dr. okan'ın söyledikleri ilgimi çekti. aklımda kalanları yazayım:

insanlık tarihinde sanat'ın yeri çok erkenden başlar. hatta bugünkü anlamıyla insandan (homo sapiens) önce sanat başlar. mağaralardaki resimler zaten bilinen bir durum ama beni 80 bin yıllık bir flüt kalıntısı gerçekten şaşırttı. dans ile müziğin ayrılması, ya da müziği dinleyen ile yapan'ın ayrılması daha yakın dönem tarih olgusu. yani ilkel toplumlarda herkes müzik yapar ve dans eder. müzik ve dansın konuşmayı öğrenmeden önceki döneme ait sosyalleşme ve iletişim yöntemi olduğu düşünülüyor. bu yüzden müzik ve dansın tarihsel olarak toplum için önemli bir işlevi olan içgüdüsel bir şey olduğu düşünülürken, günümüzde zevk için yapılan bir şey'e dönüştü.

müzik ve dans beyinde en çok yeri en yoğun şekilde aktifleştiren etkinlik. mutluluk hormonu endomorfin salgısını arttırıyor. müzik dinlerken beyin boşluk doldurma oyunu gibi bir sonraki ezgiyi tahmin etmeye çalışıyor. bir çalgının çalınmasını seyrederken, beynimizde o çalgıyı çalarken aktif olan yerler aktif oluyor. ritim ayrıyeten insanda güvenlik duygusu oluşturuyor.

Hiç yorum yok: