Bu gadget'ta bir hata oluştu

2 Aralık 2008

Siz de Issiz Adam'da agladiniz mi?

Ben issiz adamla ilk defa radyoda karsilastim. Calisirken fondaki sesleri ortmesi ve bir miktar dinamizm vermesi icin actigim radyodaki reklamlarindan tanidim issiz adami; fonda yurek yakan bir eski ezgi ve esas oglanin dikkat kestiren sesinden anlattigi hikaye.. Film, reklamiyla kimligini ele veriyordu aslinda;"bir firsatini bulup sizi koseye sikistiracagim ve aglatacagim" diyordu bagirarak..

Hemen kafalardaki soruya cevap vereyim; evet agladim :) Sizi bilmem ama ben karsima konulan resmin hazinligi icin veya boyle bir aski kacirdigim icin degil, yalnizligi ve bizi dusunup agladim.

Bu memlekette insan aglatmak cok sorun degil belki, Tatlises bile bunu basariyor.. Ancak bir filmle (2 saatlik kesintili edilgen bir deneyim) bu kadar genis bir kitleyi avcunun icine alip onlarin ruh halleriyle oynayabildigi icin ben bu adami basarili buluyorum.. Bu kulture has ipuclarini cok basarili kullanabildigi icin Cagan Irmak'i seviyorum.

Issiz adam aglattigi icin basarili olabilir ancak ben bu filmi sevmedim.. Bu filmi bir "Cagan Irmak Filmi" olarak sevmedim..

Bu filmi bir ask hikayesi olarak gormuyorum. Aksine "damarlarinda mikrop dolasan" bir nesil hakkinda birseyler soyleme iddiasinda bir film olarak goruyorum, belki de bunu bekliyorum.. Bu beklenti de nafile degil; en travmatik konulara naif ve "insancil" yaklasimi ile gonlumuzun sultani olmadi mi CI? Issiz ada, bir neslin trajik durumunu (varolussal acidan bile trajiktir?!) bir ask hikayesiyle sunmaya niyetlenmis ancak hazin bir ask hikayesini kendi oznel kosullari icinde vermek ile yetinmis sanki..

Yapan da izleyen de mutlu ise baskasina soz dusmez ama CI'nin omuzlarina boyle bir sorumluluk yukledik malesef.. Zaten bunu yapacak kac kisi kaldi?

Keyifle kalin.

3 yorum:

oyluuu dedi ki...

gulsencim helal olsun aynen sen gibi dusunuyorum film hakkinda.
ben aglamadim filmde cunku kardesim acaip baltaladi tek basima gitsem kesin sulugoz olacagim bu filmi. filmden sonra da dedim ki, yok bende duygusallik, hep acik arama, hep elestirel bakis filmlere, kendimi kaptirip gidemedim, zaten ben tum cagan irmak etkinliklerinde icine giremeden ya bu da boyle olmasaymis diyen biri oldum, benim kardes bi yorum yapti cok begendim; "abla film de cok soz var, sanki cezmi ersoz siir okuyor digerleri de canlandiriyor gibi", buna da katiliyorum yurekten. turk filmindeki gelisimi takdir etmekle beraber kadehimi daha iyi turk filmlerine kaldiriyorum.

ama ya muzikler, eskilerden gelen ezgiler, bak bu muthisti...

anlamazsin, anlamazsin...

yavasyavas dedi ki...

gulsenim güzel demişsin.
tam da mikrobu anlatacam derken olay sadece "evlen yoksa yalnız kalırsın" noktasına gelmiş.

bu arada bence en önemli diyaloglardan biri de şu:
anne zor anne zor
nesi zor yavrum

yavasyavas dedi ki...

bu yorumu bu yazıya da yapacağım. alper karakteri için mülksüzlerden şu cümle iyi gidiyor:

"zevk arayışı ... bir yolculuk ve dönüş değildir, kapalı bir çevrimdir, kilitli bir odadır, bir hapishanedir."