Bu gadget'ta bir hata oluştu

9 Mart 2009

bilim ve teknik

bugune kadar kadrolasma konularinda hep sogukkanliligimizi korumamiz gerektigini, yapabileceklerinin bir siniri oldugunu dusunmekteydim. fakat son donemde duyduklarim ve izlediklerimle fena halde endiselenmeye, umudumu kaybetmeye basliyorum..

darwin'i bilim ve teknik'den cikaran zihniyetin bir an önce durdurulmasi gerekiyor!?

dergi'den o tarihte sorumlu çiğdem atakuman'ın açıklamarı burada.

5 yorum:

yavasyavas dedi ki...

vatikan bile artık darwin'i inkar edemeyeceğini kabullendi. be hey bizim bilim adamlarına bak.

kadrolaşma hep vardı, korkmayın diyenler var. doğru kadrolaşma hep vardı ve hep de kötü sonuç üretti. üstelik özerk bir kurumu, tübitak'ı başbakanlığa bağlamak nasıl bir pişkinliktir. hangi demokratik ya da ekonomik ya da işlevsel mantıkla açıklanabilir.

kadrolaşmanın engellenmesi için neler yapılabilir? aklıma gelenler:
- kurumların özerkleşmesi
- özellikle denetim mekanizmasinin özerkleşmesi
- saydamlık
- en önemlisi de yasama ve yürütme'nin adam gibi ayrılması

ya bu ülkede yürütme ve yasama bu kadar göbekten bağımlı iken birşey düzelmez. mecliste çoğunluk olan hükümet (hangi hükümet olursa olsun) yasa yapar takılır istediği gibi.

Emre YILMAZ dedi ki...

Mustafa Ağabey doğal olarak daha geniş bir açıdan yaklaşmış olaya. Ama ben de kendimi tutamayıp özel bir durumdan bahsetmek istiyorum:
DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN
http://www.mehmetaydin.gen.tr/default.asp
O kurum, bu kişiye bağlı olduğu sürece; bu veya benzeri herhangi bir haberin bende kendi içeriğinden kaynaklanan bir duygu değişimi yarabileceğine inanmıyorum.

yavasyavas dedi ki...

Bilim ve Sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir.
Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar.
Uçamayanlar ise tavuk olur…

“Tavuk toplum” önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz.

Sunay AKIN

Basak dedi ki...

ben artık soğukkanlılıüımı koruyamıyorum... bunlar gemi azıya aldı, el atmadık yer bırakmayacaklar.

yavasyavas dedi ki...

arkadaşlar "onlar geliyorlar bizi yok edecekler" korkusuna kapılmayalım. çünkü ortada tek tip onlar yok. tek tip biz de yokuz. bu olayda yapılabilecek en güzel şey bilime yapılan sansüre karşı çıkmak ve sansürü yapanların görevlerinden alınması için kamuoyu oluşturmak. yalnız bunu yaparken "onların kadrolaşması"na karşı yapmayalım. sadece bilimin sansürlenmesine karşı yapalım. sadece bunu dile getirelim. gereksiz yere karşımızda bir cephe yaratmayalım. hükümetteki insanlar sansür uygulayan adamı korumak bizi korumaktır durumuna gelmesin. belki zaten o durumdadırlar ama biz o duruma gelmeleri için ekstra yardım etmeyelim.

zamanla herşey değişir. zamanla özgürlükler kazanılır. korku olmasın içimizdeki. bir umutla yola çıkalım. bir umutla yolda olalım. bu ülkede korkunun temsilcisi olanlar değil umudun temsilcisi olanlar iktidar olur. örnek olarak akp din elden gidiyor korkusunun iktidara taşıdığı bir parti değil, adil düzen, sosyal yardım umudunun iktidara taşıdığı bir parti.